1. Hata: Saman: Saman özellikle süt vermekte olan ineklerde çok az kullanılmalı

veya hiç kullanılmamalıdır. Süt veren inekler daha çok enerjiye ihtiyaç

duyarlar. Saman hem yem alımını kısıtlayan, hem de içerisindeki lignin

ile sindirimini zorlaştıran bir maddedir. Sıklıkla yapılan hataların başında “

sığırlara saman vermenin gerekli olduğu “ düşüncesi gelmektedir. Samanın

yerini yonca, çayır otu, kuru otlar, hasıllar, silaj yada benzeri kaliteli kaba

yemler almalıdır.

2. Hata: Duvar: Soğuktan korkarak sığırlarımızı “sıcaklık stresine” mahkum

ediyoruz. Bu olay zincirleme kaza gibi yem tüketiminde azalmaya,

bununla ilişkin olarak enerji alımında, süt veriminde ve döl veriminde düşüklüklere

sebep olmaktadır. Sabit duvarlar yerine perde sistemleri tercih

edilmelidir.

3. Hata: Öğünle Yemleme: Serbest sistemlerde “her şey serbest” olmalıdır.

Su nasıl otomatik suluk ya da yalaklardan ineğin isteğine bağlı olarak

serbestçe temin ediliyorsa, yem de her zaman önlerinde bulunmalıdır.

Yemde de “açık büfe” sistemi uygulanmalı, inek yemliğe her gittiğinde yem

bulup, yiyebilmelidir.

4. Hata: Kaba ve Kesif Yemin Ayrı Verilmesi: Sığırların işkembeleri

belli asit derecelerinde çalışır ve işkembede sindirim mikroorganizmalar

vasıtasıyla gerçekleştirilir. İşkeme asit değerindeki aşağı ya da yukarı oynamalar

sindirimi aksatır. Artık kaba ve kesif yemlerin ayrı ayrı verilmesi tarzındaki

yemleme sistemleri terk edilmiş, yemin tümü karıştırılmak suretiyle

yemlemenin başarılı olduğu ortaya konulmuştur.

5. Hata: Kuru Dönem Beslemesinin Doğuma Kadar Sürdürülmesi:

İnekler kuru döneme alınırken yem yoğunluğunun azaltıldığı bir gerçektir.

Ancak; bu işin doğuma kadar sürdürülmesi işletmenin başına doğumda ve

doğum sonrasında büyük dertler açar. Ketosis, şirdenin yer değiştirmesi,

süt humması, sonun atılamaması, rahim iltihapları ve döl tutmamaya kadar

varan problemler ortaya çıkabilir. Doğuma üç hafta kala inek yavaş yavaş

artışla yem yoğunluğu bakımından sanki doğurmuş ve süt veriyormuş

gibi beslenmelidir. Geçiş dönemi yemlemesi olarak değerlendirebileceğimiz

bu dönem ineğin ve dolayısıyla işletmenin geleceğini etkileyecek en

önemli dönemdir.

6. Hata: Sığırların Boynundan Bağlı Olarak Tutulması: Bu çeşit

barınaklar en büyük stres kaynağıdır. Serbest, duraklı ahır sistemleri tercih

edilmelidir. Boynundan bağlı sistemlerde ineklerin en önemli kızgınlık

belirtisi olan atlama ve durma olayı da kısıtlanmış olur. Böylece kızgınlık

kontrolünde aksamalar oluşabilir.

7. Hata: Memenin Yıkanması: Sığır işletmelerinin en büyük problemleri

ortamın kirli ve ıslak olmalarıdır. Demek ki bunun tersi doğrudur. Yani işletmeler

Temiz ve Kuru olmalıdır. Kuru değilse, temiz değildir. Sağım meme

“Başarılı ve kârlı üretimin temelini kaliteli yem oluşturur.” “Başarılı ve kârlı üretimin temelini kaliteli yem oluşturur.”

ucunu ilgilendirir. Sadece meme başının ve ucunun temizlenmesi yeterli

olup, mutlaka kurulanması gerekir. Meme bol suyla yıkanırsa, kurulama başarılı

olmaz. Bu sebeple, meme başı bir ön daldırma solüsyonuna batırılıp,

mekanik olarak bir havluyla kurulanmalı ve her ineğe ayrı bir havlu kullanılmalıdır.

8. Hata: Buzağıların Annelerinin Yanında Tutulması, Annelerinden

Emzirilmeleri: Bu da terk edilmesi gereken bir yöntemdir. Buzağılar

doğduktan hemen sonra göbek kordonları dezenfekte edilerek annelerinin

yanından alınmalıdır. Temiz ve kuru bir buzağı kafesine konularak,

ilk iş, iki litre ağız sütünün içirilmesi sağlanmalıdır. Sabırla ve dikkatle

verilmeli,buzağının iki litre ağız sütünü içtiği mutlaka bilinmelidir. Annesinin

emzirmesine bırakılan bir buzağının ne kadar ağız sütü aldığını bilemeyiz.

Yeni doğan buzağıların en önemli problemlerinden biri E. coli tarafından

oluşturulan septisemi ya da ishaldir. Buzağı bu öldürücü mikroorganizma

ile annesinin dışkısı vasıtasıyla tanışır. Buzağının o ortamdan uzaklaştırılıp

kuru ve temiz bir yere alınması yaşamsal önem taşır.

9. Hata : Hasta Olduktan Sonra Çare Arama: Hayvancılık işletmelerimizin

en büyük hatası burada göze çarpmaktadır. Hastalıkların bazıları

tedavi edilmezken, bazılarının tedavisi zor olmakta, nüksetmekte ya da

bu hastalıklardan kurtulanların gelişmesi geri kalmaktadır. Tedavi garantili

olmamakla birlikte, pahalı bir uygulamadır. Koruma ile ilgili önlemler baştan

alınmalıdır.. Koruma “uygun barınak, uygun beslenme, uygun aşılama

programı” demektir. Koruma daha işletmeminin kuruluşundan başlayan,

yem formülünün yapılmasıyla devam eden, aşılamalarla sürdürülen bir bütündür.

İşletmelerimizin başına gelebilecek problemler bellidirve alınacak

koruma önlemleride bilinmektedir. Hastalık veya problem ortaya çıkınca iş

işten geçmiş olabilir. Koruyucu hekimlikle basit biçimde önlenebilecek kötü

gelişmeler, bunlara dikkat edilmezse işletmeye büyük dertler açabilir.

Birlik Un ve Gıda San. Paz. Ve Tic. A.Ş.
Birlik Un ve Gıda San. Paz. Ve Tic. A.Ş. Organize Sanayi Bölgesi 3.Sanayi Cad. Erzurum - Türkiye
0.442 329 05 15
0.442 329 05 17
info@birlikun.com.tr